P00jqnkp

Çocuklar Olumsuz Duygularla Ne Zaman Karşılaşmalı?

28.11.2018

Günümüz ebeveynlerinin ve eğitimcilerinin gündeminde her daim taze kalan konulardan biri “çocuk ve olumsuz duygu”. Özellikle anne ve babaları kaygılandıran üzüntü, hayal kırıklığı, endişe gibi duyguları zaman zaman deneyimleyen çocuk gerçekten zarar mı görür? Çocuklar hiç ağlamadan büyür mü?

Yetişkinler çocukları bu duygulardan uzak tutmaya çalışarak ya da bu duygularla tanışmalarını mümkün olduğunca erteleyerek onları koruduklarını düşünürler. Elbette ebeveynler çocuklarının her zaman mutlu, neşeli olmalarını ister. Birçoğu ise bu amaca ulaşmak için “hayır” kelimesini hayatlarından tamamen çıkarır. Ancak sergilenen bu tutum aslında uzun vadede çocukların gelişimine negatif yönde etki edebilir. Çocuk okula başladığında kurallarla karşılaşacağı için kaygı yaşayabilir. Sosyal gelişimi ile ilgili süreçlerde bireysel farklılıklara karşı tepki geliştirebilir. Yani aslında “hayır” sandığımız kadar kötü bir cevap değildir. Üstelik bahsettiğimiz önleyici etkilerin ötesinde çocuklarımızın hayatına katkı dahi sağlayabilir bir “hayır”. Onları büyütürken bir fanusun içinde gibi hissetmelerini mi isteriz yoksa yaşamın gerçekliğini belirli alanlarda belirli miktarlarda tatmalarını mı? Her istediği başkaları tarafından yapılan, amaç edinmekten ve bu amaç için uğraş vermenin hissettirdiği duygudan uzak bir birey mi yetiştirmek isteriz? Yoksa hayatın içinde yer alan, sahip olduklarının değerini bilen, gerçek mutluluğun ve huzurun dünyasına dolması için kapıları ‘kendi’ elleriyle açan, uzun yollarda korkmadan yürüyen, kendinden emin bir birey olmasını mı isteriz çocuğumuzun?

Çocukken bir gitarım olsun istemiştim. İstediğim ilk anda babamın “hayır” deyişine şaşırmazdım ama ne yapacağımı çok iyi biliyordum. Harçlıklarımı biriktirip müzik defteri aldığımı, gitarın altı tane teli olduğunu öğrenmek için sarf ettiğim çabayı, çizdiğim resmi, babamın yanına gidip o resmi gösterirken gerçekten ne kadar istekli olduğumu kanıtlamaya çalıştığım anları ve kalbimin heyecanla nasıl çarptığını bugün hala hatırlarım. Belki bunca çabanın sonucu olarak alınmamış olsaydı o gitar, benim için iki gün sonra bir kenara atılacak herhangi bir obje olacaktı. Ancak şimdi hala odamın en güzel köşesinde…

Bırakalım çocuklar birbirinden farklı duyguları tatsınlar ve yaşayarak öğrenme fırsatını yakalasınlar. Bırakalım her duyguyu yönetmeyi, sorunlarına çözüm bulmayı deneyimlesinler. Bırakalım karar verme yetilerini erken yaşta geliştirsinler, birilerine bağımlı olmadan yaşasınlar, isteklerini elde etmek için ve başarıya ulaşmak için uğraş versinler. Kusursuz ebeveynler olmaya çalışırken onlara engeller koymayalım…