Eğitmenler

Eğitmenler lider değil, sadece rehberdir. Bizim sistemimizde her çocuk, belli sınırlar içinde kendi lideridir. Eğitmenlerimiz toplam 150 saat uygulamalı montessori eğitimi almış, bu konuda birçok kitap okumuş ve Ankara ve Adana’da uygulama – gözlem yapma süreçlerinden geçmiştir. Her sınıfta 2 asil öğretmen bulunmaktadır. Bu eğitimlerin dışında, kurucumuz Nida Banu ÇİFTÇİ’nin American Montessori Society (AMS)’den aldığı 354 saatlik Eğitici Eğitmenliği Sertifikası ile eğitmenlerimize belli periyodik dönemlerde eğitimler vermektedir.

Eğitim Materyalleri

Materyallerimizin tamamı çocukların yaratıcılıklarını destekleyen, kendi hata kontrollerini yapmalarını sağlayan %100 ithal doğal ahşap, Nienhuis ve Association Montessori İnternational markalı materyalleridir.

Hobbit Evleri

Çocukların toprağı hissedebilmesi için gerçek çim halılarla kaplanan bahçe içinde iki ayrı hobbit evi bulunuyor. Bu evlerin birinde organik tarım için çeşitli tohumlar, gübreler; diğerinde ise çocukların yaratıcılıklarını bahçede de geliştirmelerini sağlayacak artık materyaller bulunacak. Böylece çocuklar, hayalleri doğrultusunda özgürce etkinlik yapabilecekler.

Yemek

Çocuklar, önlerine hazır sunulan porsiyonları değil, yiyebilecekleri kadarını kendileri alacak, yine kendileri kaldıracaktır. Ayrıca çocuklar, sularını da kendileri dolduracak, masalarını kendileri hazırlayacaktır.

Ders Adları Ve İçerikleri
  1. MASALLARLA ORİGAMİ YA DA KAĞITTAN HAYALLER : ORİGAMİ ( AYDA BİR)
  2. MASAL MUTFAKTA (AYDA BİR)
  3. İNGİLİZCE ATÖLYE (AYDA BİR)
  4. ÇAMURDAN HAYALLER (AYDA BİR)
  5. ARKA BAHÇEM: BİLİM GÜNLÜĞÜM
  6. ÇOCUKCA FELSEFE
  7. KINDERGYM: KITA OYUNLARI
  8. ÇOCUKCA SANAT
  9. MÜZİK VE RİTİM ATÖLYESİ
  10. MÜZİKLİ YOGA
  11. İNGİLİZCE

MASALLARLA ORİGAMİ(KAĞITTAN HAYALLER)

Origami,  kağıt katlama sanatıdır. Japonca oru (katlama)  kami (kağıt) anlamına gelmektedir. Origami kağıt ile yapılan, makas ve  yapıştırıcı kullanılmadan tamamlanan bir sanattır. Eğlenceli ve etkili bir sanattır.

Masallar eski zamanlardan bugüne, her dönemden izler taşıyarak gelen bir edebiyat hazinesidir. İletişim kurmanın en arı ve en doğal halidir masallar. Origami ise küçücük bir kağıt parçası ile sınırsız hayallerimizi somutlaştırmanın yoludur. Günümüz dijital çocukları için bu atölye biraz teknolojik dünyadan uzaklaşıp masal dünyasına ve kâğıttan hayaller inşa etmesine kapı aralayacaktır.

Bu atölye çalışmasında masal kahramanlarımız küçük kağıt ustalarımızla birlikte yeniden canlanacak.

Bizimle birlikte kağıttan hayaller yaratmaya ne dersiniz?

Origami Sanatının Çocuklar Üzerinde Etkisi

Origami sanatı, ilk yıllarda çocukların matematiksel zekasını geliştirmek amaçlı kullanılmış ve başarıya ulaşılmıştır. Bu yüzden çocuklarınıza bu sanatı hobi haline getirerek icra etmelerini sağlayabilirsiniz. Tabi ki origami çocuklar için her şeyden önce oyun niteliğindedir. Bu oyunu eğlenceli hale dönüştürerek çocuklarınıza origami sanatını sevdirme düşüncesindeyiz.

Çocuğun yapacağı şekiller, estetik duygusunun gelişmesinde yardımcı olmaktadır.
Öğrenebilme ve algılama gücünü geliştirmede yardımcı olur.
Çocuklara gözlemlemeyi, iletişim kurmayı ve iş birliği yapmayı öğretmektedir.
Sanatsal faaliyetler çocukların sosyalleşmesini sağlamaktadır.
Origami yaparken, kendi düşüncelerini kağıda yansıtırlar. Kağıdın şekli, rengi ve boyutuna karar verirler. Bu da çocukların duygu ve düşüncelerini yansıtmasını sağlamaktadır.
Origami sanatı yapılırken, eller, göz, beyin çalışmaktadır. Bu da çocuklar için büyük önem taşımaktadır. Bu durum çocuklara psiko – motor gelişim kazancı sağlamaktadır. El ve kol kaslarının gelişmesi, beyin ve omurilik gelişimi, el ve göz koordinasyonlarının gelişmesinde büyük fayda sağlamaktadır.

Origami, çocukların dil gelişiminde de yarar sağlamaktadır. Origami ile ilgilenen çocuklara soru cevap şeklinde konuşularak dil gelişiminde yardımcı olunabilmektedir.

Origami, ilk öğrenildiği yılların sonrasında çocukların matematiksel zekasının gelişmesinde kullanılmış ve başarılı olmuştur. Origami sanatını kullanarak çocuklarınıza matematiği zevkli ve eğlenceli şekilde öğrenmelerine fayda sağlayacaktır. Geometrik şekiller yardımı ile çocuklarınıza matematik kavramları ve terimleri öğrenecektir.

MASAL MUTFAKTA

Gökten üç elma düşmüş. Biri anlatanların, biri pişirenlerin, biri de afiyetle yiyenlerin başına. 

Masallarımızın kahramanlarını mutfağa alıyoruz. Masal dinleyicilerimizin hem ruhlarını hem de lezzetli tariflerle becerilerini geliştiriyoruz. Renkli bir dünyanın kapılarını aralıyoruz. Çünkü masalların çocuklara katkılarının farkındayız.

Masalların faydaları:


Masallar çocuklara sorunlarla nasıl baş etmeleri gerektiğini gösteriyor.

Masallar çocukların duygusal yönden güçlenmelerine faydalı olur.

Masallar  ebeveynlerin çocuklarına eleştirel düşünme yeteneği kazandırmalarını sağlar.

Masallar öğreticidir.

Masalları eğitim amaçlı da kullanmak mümkündür: Jack ve Fasulye Sırığını: Uzunluk çalışmaları yaparken, Külkedisini: saatleri öğretirken , yeşil dev taş çorbasını hazırlamasını anlatmayı bir deneyin!

Ayşegül Dede’nin anlatımıyla Bir varmış, bir yokmuş. Kaf Dağı’nın ardında masal kahramanları yaşarmış. Günlerden bir gün bir araya gelmişler. Gülmüşler, eğlenmişler. Sonra karınları acıkmış. Ne yesek, nasıl yesek derken kendilerini koca bir mutfakta buluvermişler. Koca koca kazanlarda, dev kepçelerle hazırlamışlar tariflerini.

Masal bu ya! Bir anda lezzetli mi lezzetli yiyeceklerin kokusu sarmış dünyanın dört bir yanını. Bazı masal severler merak etmişler kokunun kaynağını. Az gitmişler, uz gitmişler. Dere, tepe düz gitmişler. Kendilerini bir mutfakta buluvermişler. Masalcı, “Haydi durmayın uzakta. Çünkü masal mutfakta!” diyerek davet etmiş onları sofraya. 

Masal Mutfakta kitabında, masalları önce okuyoruz, sonra da pişiriyoruz. Masal Mutfakta, kıpır kıpır masalları ve rengarenk tarifleriyle masal kahramanlarını mutfağa sokuyor, hem aklımızı hem karnımızı doyuruyor.

Masal Mutfakta’nın Çocuklara Yararları:

  Mutfakta yemek yaparak, yiyecek, içecek ve çeşitli malzemeleri tanıyarak geçirilen zamanın, çocuklara çok şey kattığına dair araştırma sonuçları var. Hatta bu etkinliğin, çocukların matematik zekasına, dil öğrenme becerisine, duygusal ve fiziksel gelişimlerine yardımcı olduğunu gösteren çalışmalar da var.

Uzmanlar, çocukların yaşlarına uygun sorumluluklar almalarını, ev işlerinde anne babalarına yardım etmelerini gerekli ve önemli buluyor. Birlikte yemek yapmak ise bu işlerin belki de en zevkli, keyifli ve öğretici olanıdır. Bu sebeple:

Keşfederek öğretim:

Çocuklar, dokunarak, tadarak, görerek, hissederek ve duyarak öğreniyor. Yeni tatlar, kokular ve şekillerle tanıştıkları mutfak da onlar için öğretici oluyor. Keşfetme dürtülerini ve merak duygularını canlandırıyor. Çocukların, damak zevki de 4 yaşından itibaren gelişmeye başladığından, beraber yemek yapmak onların kendi beğenilerini keşfetmeleri ve böylece kendilerini daha iyi tanımaları yolunda da onlara yardımcı oluyor.

Yaratıcılıklarını arttırma:

Yemek yapmak, birbirinden farklı malzemeleri, ahenkli bir biçimde bir araya getirmek demek. Çocuklara örneğin hangi malzemenin hangi baharatlarla tatlandırılabileceğini, hangi sebzeye hangi tür yağın yakıştığı gibi bilgiler vermek, zihinlerini çalıştırma biçimlerini de etkileyerek yaratıcılıklarını artırıyor. Onlarla birlikte, fikirlerini sorarak yepyeni tarifler oluşturabiliriz.

Bilimsel bilgilerin öğrenilmesine ön hazırlık sağlama:

Mutfak, çocuklara başlangıç düzeyinde matematik bilgisi verebilmek için de oldukça uygun bir ortam. Saymak, eklemek, çıkarmak, ölçmek, tartmak gibi ifadeleri, yemek tariflerini uygularken mutfak tartısı veya diğer ölçüm aletleri kullanarak öğretmek, çocukların okulda görecekleri derslerde de yardımcı oluyor. Bilgiyi deneyimlemesi için örneğin 500 gramlık veya 1 kiloluk bakliyat poşetlerini elinde tutarak ağırlıklarını fark etmesini sağlayabilmekteyiz. Tarifleri uygularken "Şimdi 1 yemek kaşığı yani yaklaşık 15 gram un ekliyoruz" gibi ifadeler kullanarak matematik hesaplamalarına aşina olmasının yolunu açmaktayız.Ek olarak, örneğin kabartma tozunun ne için kullanıldığı gibi bilgileri öğretmemiz, kimyasal reaksiyonları anlayamayacak yaşta olsa bile analitik düşünmesine küçük katkılar sağlayacaktır.

İletişim becerisini geliştirme:

Mutfak, çocukla iletişim kurmak ve onun iletişim yeteneğini ilerletmek için de çok uygun bir yerdir. Öncelikle birlikte vakit geçirme Bu zamanın eğlenceli olduğu kadar kaliteli bir zaman olmasını da sağlayacaktır. Farklı malzemeleri tüm duyu organlarıyla duyumsamasını sağlamamız, ondan hissettiklerini anlatmasını istemeniz ve bunu keyifli bir oyun haline getirmeniz, çocuğunuzun ifade ve iletişim yeteneğini artırır. Ardından beraberce bu tarifi uygulamamız, teori ve pratik arasındaki ilişki hakkında da erken bir fikir sahibi olmasını sağlayacaktır.

Dil becerisini ilerletir:

Çocuğumuzun mutfakta karşılaşacağı her yeni malzeme, yeni bir kelime demektir. Kelimelerle birlikte kavramlar da öğrenilir. Ona örneğin yumurta, tereyağı gibi yiyeceklerin hangi aşamalardan geçerek evlerimize ulaştığını; sebze ve meyvelerin nasıl yetiştiğini ve nasıl dolaplarımıza girdiğini; süt ve inek arasındaki ilişki gibi bazı bağlantıları, uygun ve doğru kelimelerle anlatırız. Hem hayata dair pek çok bilgi vermiş hem de kelime ve kavram hazinesini geliştirmiş oluruz.

Duygusal gelişimi destekler:

Yemek yapmak, sabır ve dikkat isteyen bir iş olması nedeniyle çocukların duygusal gelişimlerine de katkı sağlar. Yemeğin, aileye, arkadaşlara, dostlara, komşulara ve tüm sevdiklerimize sunduğumuz sevginin biçimlerinden biri olduğunu anlatmak, beraberce yaptığınız yemeği sevdiklerimizle birlikte yemek bunun en iyi yoludur.

Fiziksel gelişimi de destekler:

Yaşına uygun olarak çocuğumuza vereceğiniz ufak tefek görevlerle el becerilerini ve fiziksel gelişimini ilerletebiliriz. Dökme, sallama, kesme, karıştırma, çırpma gibi işlemleri yapmasına olanak sağlayarak gelişimini destekleyebilmekteyiz. Tüm bunlar onun motor becerilerini ilerletmesi için birer fırsattır.

Özgüven verir, başarı algısını iyileştirir:

Bir yemek tarifini uygulamak, bir hedefe ulaşmak için atılması gereken adımlar gibidir. Doğru malzemeler, doğru oranlarda bir araya getirildiğinde başarılı sonuçlar elde edilir. Bu nedenle çocuğumuzla birlikte elde edeceğimiz her sonuç, iyi veya kötü, öğretici olacaktır. Başarılı olduğunuzda yani yemek istediğiniz gibi olduğunda, verdiğiniz emeğin karşılığını birlikte alır ve keyfini çıkarırsınız. Başarısız olursanız, yılgınlığa düşmeden, vazgeçmeden yeniden denemeyi ve böylece her adımda başarıya daha çok yaklaşmayı öğretmiş olursunuz. Tüm bunlar, çocukların özgüveni ve başarı algısı için önemlidir. Ayrıca sonuç ne olursa olsun, çocuğunuzu yardımları ve aldığı sorumluluklar için takdir etmeyi unutmayın; özgüveni için oldukça yapıcı olacaktır.

Sağlıklı beslenme alışkanlığını geliştirir:

Yemek yaparken çocuğumuza öğreteceğimiz her malzemenin yararlarını ve nasıl tüketilmesi gerektiğini de basit kelimelerle ona anlatmaktayız.Yemeğin pişirilmesinde emeği geçeceğinden özellikle sebzeleri keyifle ve istekle yemesine yardımcı olmakta, ona sağlıklı beslenme alışkanlığını erken yaşta aşılama yönünde ilk adımları atmaktayız. 4 yaşından itibaren damak zevki gelişmeye başlayan çocuklara, sağlıklı yiyecekleri tattırarak, sevdirerek, pişirilmelerine katkı sunmalarını sağlayıp heveslendirerek, hayat boyu çok önemli olacak bir başka alışkanlık daha kazandırılmaktadır.

İçerik bulunmamaktadır.

ÇAMURDAN HAYALLER

Çamurdan Hayaller Atölyesinin Amacı :

Renkli Bireyler Çocuk Evi Çamurdan Hayaller Atölyesinde, doğru yok, yamuk yok, düz yok, yanlış yok! Her şeyi yapabilirsin. Kıyaslama asla yoktur. Yaptığın her şey sen yaptığın için değerli, benim yaptıklarım da ben yaptığım için değerli. Ve bu yüzden hepsi çok değerli. Bu amaçla seramiği kullanarak çocuklarımıza bir giriş anahtarı sağlayabiliriz. Bu anahtar ile hayalini gerçekleştirmesine, özgüvene sahip olmasına, yaptığı işe saygı duymasına, kendine inanmasına, kendini yeterli hissetmesine ve mutlu olabileceği bir şeyler yapmasına olanak sağlamış oluruz.

Renkli Bireyler Çocuk Evinde çocukların gelişiminde, sanat eğitiminin en az eğitimin diğer süreçleri kadar önemli olduğunun farkındayız. Çocuklar seramiğin ham maddesi olan kili yoğururken el becerilerini geliştirip, yeni eserler ortaya koyacaktır. Tasarım ve uygulama sürecinde kısa zaman içerisinde çocuk “göz ile düşünme” yetisi kazanır.  Kendi dünyası ve çevresi ile ilgili gözlemlerini ve duygularını anlatırken üretici olmanın mutluluğunu yakalar.

Bu amaçla çocuklarımızın duygularını daha kolay ve güçlü bir şekilde ifade edebilmelerini, tasarım ve yaratma güçlerini geliştirmelerini ve bu üstün duyarlığa ulaşmaları için Renkli Bireyler Çocuk Evinde çocuklarımızı seramik çamuru ile buluşturacağız.

" Hayal gücü ve yaratıcılık, bilgiden daha önemlidir. Bilginin sınırı var, ama hayal gücü tüm evreni kucaklar... " - A. Einstein



Seramik Çalışmalarının Faydaları

Kilden meydana gelmiş seramik çamuru bilinenin aksine kirletici değil temizleyicidir. Vücuttaki zararlı toksinleri atmanıza yardımcı olurken aynı zamanda ölü deri tabakasını da yeniler. Vücuttaki statik enerjiyi alırken aynı zamanda sakinleştirici ve rahatlatıcı özelliği vardır. Hiçbir Alerjik reaksiyona sebebiyet vermez. Vücuttaki leke ve yara izlerinin silinmesine yardımcı olur.

Seramik Çalışmalarının Çocukların Gelişimindeki Önemi

Çocuklar, duygularını ifade etme gücünü kazanıyor ve en önemlisi ise çamur ile çalışırken soyut kavramları somuta dönüştürmenin mucizesini yaşıyorlar. Çocuklarda seramik eğitiminin kişiliğe, sosyalleşmeye ve kişisel becerilerine  yönelik yararları vardır.

Sosyalleşmeye Yönelik Faydalar

Disiplinli çalışabilme,
Çevresindekilerle yardımlaşma,
Etkilenme,
Eleştiri yapma,
Eleştiriyi kabul etme,
Çalışmaya katılma,
Grupla uyum sağlama,
Paylaşabilme,
Çalıştığı yeri temiz tutma,
Temizliğini kontrol etme becerilerini geliştirmek.

Kişiliğe Yönelik Faydalar

Kavga ve kızgınlık dürtülerini, öfke ve kin duygularını "kil" aracılığıyla yok etmek.
Yaptığı işe karşı dikkatli olmayı sağlamak, bir konuya karşı gözlem ve dikkat becerisini geliştirmek.
Sabırlı olmayı aşılamak.
Kendine güven duymayı sağlamak.
Kendini ve işini anlatabilme becerisini arttırmak,
Dilini ve terimleri doğru kullanma becerisini kazandırmak,
Bağımsız düşünebilme, korku vb. baskıdan uzak özgür hareket edebilme becerilerini geliştirmek.

Yaratıcılığa Yönelik Faydalar

Şekillendirme,
Alet ve mekân kullanma,
Gözlem yapabilmeyi sağlama,
Gelecekle ilişki kurma,
Üretilenler arasında farklılık yakalama,
Somut-soyut ilişkisini kurabilme,
Gerçek nesne ve masalsı öğeleri ilişkilendirme
Becerilerini geliştirmek. 
Seramik çamuru çocuğa temizlik alışkanlığı kazandırmaktadır. Çalışmalardan sonra ellerini, tırnak diplerini yıkama gereksinimi duydukları gözlemlenmiştir.
Seramik çamuru, çocuğun tuvalet alışkanlığı kazanmasına yardım eder. (sorununun bedensel veya fizyolojik bir nedenden olmaması durumunda)
Kil çocuğun duyu organlarını bilmesini, kullanmasını sağlar.
Kil çocuğun korkularını yenmesine yardım eder. Örneğin, okul öncesi çağı çocuklarda bazı hayvanlara karşı çeşitli korkular tespit edilmiştir. Yılan, aslan, böcek vb gibi. Çocuk bu hayvanları kilden şekillendirerek bu korkularına üstün gelebilir.
Kil çocuklar için baştan sona deneysel bir malzemedir. Fiziksel değişiklikler (sıcak-soğuk, sert-yumuşak) yanı sıra, çocukta oran (büyük-küçük, kısa-uzun) duygusu geliştirir. Ölçülendirme ve karşılaştırma şansı verir. Geometrik biçimleri üç boyutlu oluşturabilir.
Kil gelişimsel engeli olan çocuklar için de son derece önemli bir malzemedir. 
Çocuğa, bilinçaltı yoluyla da olsa gelecek için farklı uğraşı alanlarını, meslekleri tanıtmak (çocuk, sadece kil ve dolayısıyla seramiği değil, heykeli, mimariyi, kimyayı v.s. de tanımış olur). 
Yaratma, üretme, ürettiğini sahiplenme, ürettiğini beğenme, onunla mutlu olma (mutlu olasıya dek üretme), sonuçta ürettiğiyle gurur duyabilme ve bunu paylaşma amacıyla gösterme (sergileme ya da hediye etme) gereksinimi ve düzeyi yaratmak. 
Kil çocuğa sabırlı olmayı öğretir.
Kil çocuğun öfkesini dindirir.
Kil çocuğa dünyayı en az üç boyutlu görebilmeyi öğretir.
Kil nesneleri tanımlamayı, taklit etmeyi sağlar.
Kilden yapılan ürün, anaokulundan, gençliğe ve yaşlılığa taşınan somut bir anıdır.

Seramiğe kaç yaşında başlanabilir?

En erken üç yaştan itibaren başlanabilinir, ancak 5-6 yaş ise çocukların en açık oldukları dönemdir.

Seramik Dersinin Uygulama Adımları

Çocuğun seramik çamuru ile tanışması uygulamalı gösterim tekniği ile sağlanır
Çocuklara seramik çamuru ve çamur türleri anlatılır
Çimdikleme(pinching) yöntemi öğretilerek çamura şekil vermesi uygulamalı olarak gösterilir
Sarma tekniği kullanılarak çamura şekil vermesi uygulamalı olarak gösterilir.
Çamuru keşfeden çocuklarımıza farklı materyallerle çamur üzerine doku verdirerek çocuğun bu dokuyu algılaması sağlanır      
Parçadan bütüne gidilen bir teknikle çocukların üç boyutlu işler yapması sağlanır.
 
Küçük toplardan oluşan kalemlik,
Halkalardan oluşan fincan,
Salyangozlardan oluşan tabak vb.

Serbest çalışmalar yaptırılarak çocukların öğrendikleri teknikleri kullanma becerileri ve zihinlerindeki objeleri üç boyutlu olarak canlandırma kabiliyetleri ölçülür.
Çocukların objeleri gözlemleyerek değişik çalışmalar yapması sağlanır. Bu sayede çocukların el ve göz arasında koordinasyon kurma becerileri ölçülür.
Fırınlanan çalışmalar renklendirilerek sergilemeye hazır hale getirilir.
Çocukların üç boyutlu işler yapması sağlanır. Seramik çalışmalarının üç boyutlu olması; çocukların bilek ve parmak kaslarının gelişmesine, daha koordineli hareket etmesine, el ve göz koordinasyonunun kuvvetlenmesinde büyük rol oynar.

ARKA BAHÇEM: BİLİM GÜNLÜĞÜM

Araştırmacılar artık 0-6 yaş arasında çocukların bahçe(doğa) deneyimlerinin küçük motor kas gelişimi, denge gelişimi, bireysel başarı duygusu gelişimi, gözlem gücü gelişimi, doğanın sunduklarına takdir duygusu gelişimi gibi çoklu alanda olumlu etkisini kabul etmiş durumdadır.

İçinde bulunduğumuz yüzyılda doğayla iç içe, doğaya saygılı çocuklar yetiştirmek çok ama çok önemli. Tanık olduğumuz hoyratlık ve vurdumduymazlık çocuklara yaşayacak dünya bırakmıyor. Onun için diyoruz ki doğaya çıkın, doğayla bağlar kurun, çevremizdekileri doğayı koruma konusunda bilinçlendirelim. O yüzden bunu önce çocuklarımızla ve büyük deneyimler yaşayacağımız arka bahçemizle işe başlayacağız. Bu heyecanlı deneyime hazır mısınız?

Bizde bu amaçla geleceğin bilim çocuklarını yetiştirmek adına, meraklı aklına gelen her sorunun cevabini arayan, büyüteçle türlü türlü kesifler, araştırmalar ve deneyler yapacak çocuklarımızın, bütün bunları bilim günlüğüne görsel çizimler, çalışma kağıtları ya da doğadaki nesneleri saklayarak kaydetmesini sağlayacağız.

Bu arka bahçe çalışmalarımızda karınca araştırmaları, uğur böceği evi yapımı, böcekler ve kum kurtları için yuva yapımı, cırcır böcekleri yalnız mı yaşamayı sever yoksa birlikte mi deneyi, kompost, (çürüyüp toprağa karışan ve böylece toprağın besleyiciliğini, verimini artıran atık) doğal gübre yapımı deneyi, örümcek dostu çerçeve yapımı, kuşlar için çekici gelen renk var mıdır deneyi, CD kutusunda harika fasulye büyüme döngüsü izleme deneyi, meyve suyu paketi bahçesi, ayak izinden serçe yapma sanatsal etkinliği, sihirli peri bahçesi oluşturma, bir metrekarelik alanda ekolojik araştırma deneyi, kılcal hareket bitki deneyleri olduğu gibi çocuklarımızı araştırmaya ve meraklandırmaya götürecek sorularda yer alacaktır.Mesela;
Midemiz niçin kendini sindirmiyor?
Kemiklerimiz demirden olsa nasıl olurdu?
Bacağımı çarpınca niye morarıyor?
Soğan niye ağlatır?
Tırnaklarım niye uzuyor?
Göbek deliğim niye var?
Niye geğiriyorum?
gibi soruların cevaplarını araştırmasına fırsatlar sunacağız.

Hem yapmayı, hem gözlemeyi, hem akıl yürütmeyi, hem neden sonuç ilişkisini deneyip, gerekirse düzeltmeyi, hem kayıt tutmayı özendirerek yaşam boyu öğrenme tutkusunu ortaya çıkarmak amacındayız.

En kirli, en harika, en meraklı, en heyecanlı bir bahçe deneyimi yaşamaya hazır mısınız? Çünkü dışarıda keşfedilmeyi bekleyen kocaman bir dünya var.

ARKA BAHÇE ETKİNLİKLERİNİN ÇOCUKLARA SAĞLADIĞI FAYDALAR
  1. Deneyerek, yaparak öğrenmesini,
  2. Bilgilerini arttırması,
  3. Gözlem ve deney yeteneklerini geliştirmesi,
  4. Çevresindeki olaylara karşı, daha duyarlı olmasını ve daha dikkatli gözlem yapmasını sağlar.
  5. Böylece çevresini tanımasına ve sevmesine katkıda bulunmasını,
  6. Problem çözme becerisini geliştirmesini,
  7. Günlük yaşamlarıyla ilgili araç-gereç ve malzemeyi ve bununla niteliklerini tanımasını,
  8. Merak duygusunu güdülmeme,
  9. Sorulara cevaplar arayıp-bulmasını,
  10. Kavram gelişimini sağlaması,
  11. Dil gelişimine ve mantık yürütme becerilerini geliştirmesine yardımcı olması,
  12. Çeşitli konularda fikirler üretmesini, bunları öğretmen ve arkadaşlarıyla tartışabilmesini sağlaması,
  13. Yaratıcı  düşünme becerilerini kazanmasını, kendine güvenen bireyler olmasını sağlar.
  14. 0-6 yaş gurubu çocukları psikomotor yönden gelişimine de katkıda bulunur.
  15. Fen ve doğa etkinlikleri sırasında çocukların hareket etme ihtiyaçları karşılanır.
  16. Küçük ve büyük kaslarını kullanmak, duyu organlarını kullanmak ve bedensel koordinasyonunu sağlamak,
  17. Nesnelerin ortak özelliklerini ve farklılıklarını ayırt etmesini,
  18. Grup faaliyetlerine istekle katılmasını ve iş birliği yapmasını,
  19. Kendi bedenine karşı olumlu tutumlar geliştirmesini,
  20. Sağlık ve beslenme kurallarına uymasını,
  21. Temel eğitim için fen bilgisine ilişkin gerekli kavramları geliştirmesini sağlar.
ARKA BAHÇE ETKİNLİKLERİNDE ÖĞRETMENİN YAPMASI GEREKEN İŞLEMLER
  1. Her çocuğa deneyim yada faaliyetlerin bir parçası için fırsat vermeli.
  2. Her şeyi mümkün olduğunca güvenilir yapmalı. Bunun için deneyleri önceden yapmalı, tecrübe kazanmalı.
  3. Çocuklara karşı sabırlı olmalı.
  4. Faaliyetin ne kadar süreceğine çocuklar karar vermelidir.
  5. Öğrencilerin dikkati kısa süreli olduğu için uzun süreli faaliyetler yerine kısa süreli faaliyetler planlanmalı.
  6. Öğrencilere açık ve anlaşılır sorular sormalı.
  7. Çocuklara cevaplar için yeterli süre verilmeli.
  8. Doğru olmayan anlamsız cevapları da dinlemeli.
  9. Aktiviteleri zenginleştirmeli.
DENEY UYGULAMASI YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Öncelikle dikkatle izlemesi gerektiğini söyleriz. Daha sonra bir açıklama yaparız. Daha sonra malzemelerin ne olduklarını tek tek incelemelerine olanak sağlarız. Deneyin detaylı olarak  yapmaya başlarız. Her aşamada merak uyandırıcı, dikkat çekici eylemlerde bulunuruz. Sonra sorular sorarak cevaplarını öğrencilerden alırız ve böylece deneyi pekiştirmiş oluruz.

BİLİMSEL SÜREÇLER

Bilim adamlarının doğayı incelemede kullandıkları becerilere ve düşünme süreçlerine “bilimsel süreçler” denir.

Temel Süreçler

Gözleme, sınıflandırma, karşılaştırma, iletişim, sonuç çıkarma, ölçme ve sayıları kullanma, uzay ve zaman ilişkilerini kurma, yordama önceden kestirmedir.

A ) Gözlem :  Gözlem yapmada çocuk bütün veya olabileceği kadar çok sayıda duyu organını kullanmayı öğrenir; görme, koklama, duyma, tat alma, dokunma.

Çocukların gözlem yapmasına yardımcı olacak aktiviteler şunlardır..
Görme; fasulye tohumunun büyümesini izlemek, yüzen balığı seyretmek, oyun alanındaki gölgeleri takip etmek.
Dokunma; çiçeklerin yapraklarına dokunarak düz mü yoksa dikenlimi olduğunu hissetmek.
Koklama; meyveyi koklamak, pişen yemeği ya da bir çiçeği koklamak gibi.
Tatma; pişen yemeğin tadına gözlerini kapatarak bakma, yine gözleri kapalıyken soğan ve elmanın tadına bakıp ne olduğunu anlamak.
Duyma; dışarıdaki rüzgarın veya sokaktaki trafik seslerini dinlemek, aynı zamanda seyretmek.

B ) Sınıflandırma :  Sınıflandırma; nesneleri, insanları yada olayları özelliklerine göre kategorilere ayırmaktır.

C ) Karşılaştırma :  Çocuklar nesneler arasında karşılaştırmalar yaparlar bu karşılaştırma yeteneği onun sıralama yapma becerisinin gelişmesine yardımcı olur.

D ) İletişim :  Çocukların düşüncelerini aydınlatmak ve diğerleriyle ilişki kurma becerisini kazanmaları; neyi nasıl gözlediklerini, sonuca nasıl ulaştıklarını belirtmesidir.

ÇOCUKCA FELSEFE ATÖLYESİ

Felsefe merakla ,merak çocuklukla başlar...

Çocuklarla felsefe çalışmalarında, okul öncesi dönemden (5-13 yaş) ilköğretimin sonuna kadarki yaş grupları için uygun olan etkinliklerle çocuklar düzenli olarak bir araya gelerek çeşitli konularda aktiviteler ve felsefi tartışmalar yaparlar.

Çocuklar için Felsefe programında büyük filozoflardan, felsefe tarihinden, ya da düşünce akımlarından bahsedilmez. Çocukların günlük hayatlarının parçası olan ve somut bir şekilde tecrübe ettikleri, hayvan hakları, çevrecilik, cesaret gibi konular hakkında aktiviteler yapılır. Bu aktiviteler sonrasında çocuklar, ilgilerini çeken noktaları grup olarak sorgular ve tartışırlar. Çocukların pasif olduğu ve öğretmenden felsefe hakkında bilgiler edindikleri bir eğitim modeli izlenmemektedir. Çocuklar, tecrübeli bir eğitimcinin liderliğinde, birbirlerinden aktif bir biçimde öğrenirler.

Çocuklar için Felsefe programı cevaplara değil sorulara odaklanır. Çocuklar tartışmak istedikleri soruları birlikte oluştururlar ve en çok ilgilerini çeken soruları demokratik bir şekilde seçerler. Tartışmayı istedikleri yönde ilerletmekte özgürdürler.

Eğitimcinin sınıftaki rolü tartışmayı takip ederek gerekli yerlerde felsefi olarak çocuk gözüyle bakmak ve kritik noktalarda sorular sorarak tartışmayı derinleştirmektir. Yapılan araştırmalarda çocuklar için felsefe programlarının diğer alanlardaki başarıyı arttırdığı bilimsel olarak gösterilmiştir.

Felsefe eğitimi, çocukların ezberle öğrenen, mekanik bireyler olmalarını engeller. Verileni sorgulayabilen, tartışabilen ve eleştirel düşünebilen bireyler olmalarına katkı sağlar.

Çocukca Felsefe Atölyesi Çocuklara:
  1. Çocukların var olan bilgilerin üzerinden geliştirilerek,
  2. Kendi sorularını sorma (problemi tanımlama)
  3. Dinleme
  4. İtiraz geliştirebilme
  5. Önemli kavramları keşfetme
  6. Düşünme becerilerini geliştirme
  7. Olaylara farklı bakış açılarından bakmayı öğrenme fırsatı sunmaktadır.

Burada önemli olan onların mevcut deneyimlerinden yola çıkarak olaylara farklı açılardan bakabilmelerine ve yeni fikirler üretmelerine destek olabilmektir.

Çocukca felsefe programında etkinlikler beş basamakta uygulanmaktadır. Bu basamaklar; Uyaranın Sunulması:

Felsefe etkinliklerinde eğitimci ilk önce sınıfta bir uyaran sunmaktadır. Burada amaç; bu uyaranla çocukların konuya dikkatini çekmektir. Bu uyaran; bir hikaye, bir anı, sınıfta yaşanmış bir olay, bir resim veya bir fotoğraf olabilir. Ancak genellikle bir hikaye okunması tercih edilmektedir. Eğer hikaye tercih edilmişse; okunacak hikaye kısa ve öz olmalıdır. Uzun hikayeler veya anılar anlatıldığı zaman, çocukların iletilmek istenen mesaja odaklanması ve konuyu analiz edebilmesi daha zor olmaktadır. Etkinlik sırasında çocuklar, birbirlerinin yüzünü görerek daha iyi etkileşimde bulunabilmek için halka şeklinde oturmaktadırlar.

Önemli Noktaların Belirlenmesi:

Hikaye çocuklara anlatıldıktan sonra, çocuklar hikayede kendilerine ilginç gelen, önemli buldukları yönleri belirlemekte ve bunlarla ilgili sorular sormaktadırlar. Hikaye odaklı basit sorular yerine, konunun üzerinde odaklanarak genel çıkarımlarda bulunulması önemlidir Çocuklar daha genel sorular sormaya teşvik edilmelidir. Burada öğretmen soruları kendisi sormak yerine, çocukları soru sormaya teşvik etmelidir. Eğitimci sabırlı olmalı, ilk başlarda hikaye okuyarak soru üretme egzersizleri yapmalıdır. Örneğin; neden veya ne zaman kalıbı ile ilgili kendi örnek sorular sorduktan sonra, çocuklardan da bu kalıpla soru üretmelerini isteyebilir. Çocukların birbirinin benzeri olan, konuya zenginlik katabilecek nitelikte olmayan sorularla ilk etkinlikleri tamamlamaları normal kabul edilmelidir. Felsefe etkinlikleri uygulandıkça, zaman içerisinde çocuklar kolayca daha çeşitli ve konu ile ilişkili, anlamlı sorular sormaya başlayacaklardır.

Sorgulama Grubu:

Çocuklar grup olarak soruları tartışırlar. Çocuklar için felsefe uygulamalarında “sorgulama grubu” tabiri söz konusudur, bu tanım konunun derin bir şekilde incelenerek irdelendiğini vurgulamaktadır. Çocuklar sorular üzerinde düşünür, birbirlerinin sorularına yanıtlar arar ve bu yanıtlar üzerinde tartışırlar. Sorgulama grubu birtakım sosyal kazanımları da beraberinde getirmektedir. Çocuklar burada; kendi görüşlerini paylaşmakta, arkadaşlarını sabırla dinlemekte, arkadaşlarının fikirlerine katkıda bulunmakta ve kendi fikirlerini oluşturmaktadırlar.

Değerlendirme:

Felsefe etkinliklerinde amaç; sorulan sorulara kesin bir yanıt bulmak veya tüm grubun hemfikir olması değildir. Burada amaç; çocukların felsefi sorular üretmede, bu soruları yanıtlamada ilerlemesi ve hem bilişsel, hem de sosyal yönden desteklenmesidir.

Tartışmanın sonunda grubun üyeleri kendilerini aşağıdakine benzer sorularla değerlendirmelidirler:

Bugün halka şeklinde oturduk mu?
Birbirimizi dinledik mi?
Hepimiz söz aldık mı yoksa sadece birkaç kişi mi konuştu?
Düşündüklerimiz ilgimizi çekti mi?
Bugün soru sorduk mu?
Bugün yeni bir şeyler düşündük mü?

Pekiştirme Çalışmaları:

Etkinliğin tamamlanmasından sonra; etkinliği destekleyici nitelikte resim yapma, oyun, aile bireyleriyle konuyu tartışarak ertesi gün onların görüşlerini arkadaşlarıyla paylaşma gibi destekleyici etkinliklerle pekiştirme çalışması yapılmaktadır.

Ders İşlenişi:

Çocuklar sınıfta halı üzerinde el ele tutuşarak, çember oluşturacak şekilde otururlar. Materyallerin içinde olduğu gizemli kutu eğitimci tarafından halkanın ortasına getirilir. Gizemli kutu üzerinden konuya giriş yapılmaya başlanır.

Ders materyalleri:

Gizemli Sandık
Kuklalar
Görsel iki ya da üç boyutlu materyaller
Ayna
Konuya ait kitaplar
Fotoğraflar
Renkli kalemler
Renkli kağıtlar
Düşünme Dalgası (şeffaf geniş kase, mavi gıda boyası,taşlar)

Düşünme dalgası:

Eğitimci, çocuklar tarafında her üretilen düşünce için, geniş bir kap içerisine su koyup mavi gıda boyası ile renklendirir ve ayrı bir kapta bulunan farklı boyuttaki taşlar bu renkli suyun içine, her paylaşılan düşünce olduğunda atılır. Böylelikle üretilen düşüncelerin nasıl su içinde dalgalanıp yayıldığı çocuklar tarafından gözlemlenmiş olur.

Ders Kapanışı:

Dersin sonunda eğitimci de dahil, her çocuk el ele tutuşarak birbirine bakar, paylaşılan düşünceler ve birbirlerini dinleme emekleri için teşekkür edilerek ders bitirilir. Gizemli kutu içine bütün materyaller konularak bir sonraki derste görüşmek üzere kaldırılır.

KINDERGYM: KITA OYUNLARI

52 ÜLKE, 52 OYUN İLE OYUN ATLASI...

Bir yıl boyunca her hafta bir ülkeyi gezip, 52 ülkenin tarihinden,mimarisinden,doğal güzelliklerinden kısaca bahsedip her ülkenin kendine özgü çocuk oyunlarını oynayacağız. Amerika,Japonya,Rusya,Suriye,Meksika,İngiltere,Endonezya,Etiyopya,Kenya,Peru gibi dünyanın birçok ülkesini anlatan oyun atlası ile harita üzerinde oynana bu oyunların yerlerini göstereceğiz. Farklı kültürleri ve coğrafyaları anlatmanın yanı sıra neşenin evrenselliğini göstermiş olacağız. Oyun haritası üzerinde oyunları keşfimiz, bahçede oynayacağımız ülke oyunlarıaslında eğlenceli bir maceraya adım atmamızı sağlamaktadır.

Çocuk oyunları doğdukları kültürden etkilenirler. Kültürel farklılıklar oyunlarda da kendini göstermektedir. Her ülke kendine özgü oyunlar yaratarak, halk kültürünü ayakta tutmaya çalışmıştır. Oyun içerisinde hayata uyum süreci, yaşayarak öğrenme, uzlaşma ve neden-sonuç ilişkisi kurabilme en temel kazanımlardır.

En eski çağlardan beri oyun olgusu çocuğun kimseden öğrenemeyeceği konuları, kendi deneyimleri ile öğrenme yöntemidir. Çocuklar için oyun eğlenmek ve zevk almak için girişilen bir eylemdir. Okulöncesi dönemde oyun oynamanın çocuğun hem duygusal, hem sosyal hem de fiziksel gelişimine katkısı vardır.

Oyun ;

Oyun çocukların kendi becerilerini test etmeleri için uygun bir ortam sunar.

Oyun, çocuklara diğer insanlarla nasıl iletişim kuracaklarını öğretir, çocukların problemlerini çözmeye ve içsel çatışmalarını çözümlemeye yardımcı olur.

Oyunlar sayesinde çocuk, diğer insanlarla yaşamayı ve yaratıcı düşünmeyi öğrenir.

Oyun, Yaşamı öğreten, yaratıcılığı tetikleyen, takım bilinciyle hareket etmeye alan oluşturan, sorumluluk ve güç kazandıran gelişimsel bir aktivitedir.

Oyun oynarken çocuklar dikkatlerini tek bir noktada odaklamayı öğrenirler.

Oyun ile sağlanan bütün bunlar, çocuğun sağlam bir gelecek oluşturması için önemli temelleri oluşturur.

ÇOCUKCA SANAT: HAYALLERİN RESMİ

“Her çocuk sanatçıdır. Sorun büyüdüğümüzde de sanatçı kalabilmekte.” Pablo Picasso 

Çocukca Sanat Atölyesi'nde çocuklara, atölye aktiviteleri aracılığı ile geleneksel eğitim sisteminden farklı olarak kendilerini daha rahat ifade edebilecekleri, teknik anlamda kısıtlamalara maruz kalmadan, yeni malzeme ve uygulama teknikleriyle tanışacakları, tamamen kendi özgüvenleriyle yoğrulmuş üretim pratikleri elde edecekleri bir çalışma ortamı sunulmaktadır. Çocukların ihtiyaçlarına göre her yaş grubuyla uygulanabilmektedir.

Sanat çocuğun kendini tanımasına yardım eder. Hayal dünyasını geliştirerek kendini daha rahat ifade etmesine imkan sağlar. Farklı bakış açıları geliştirmesine olanak tanıyarak  beden, ruh ve zihin sağlığına olumlu etkiler sağlar.

Özgüvenini, sosyal becerilerini, duygusal zekasını ve okul başarısını arttırarak sağlam bir kişilik gelişimine katkı sağlar. Resim çocuğun küçük kas gelişimine, el göz koordinasyonuna, motor ve bilişsel gelişimine yardımcı olur.

Çocuk gelişiminde resim eğitimi en az diğer süreçler kadar önemlidir. Resim, tasarım ve uygulama sürecinde kısa zaman içinde ”göz ile düşünme” yetisi kazanır.

MÜZİK VE RİTİM ATÖLYESİ

Okul Öncesi Dönemde Müzik ve Ritim:

Müzik, insan hayatında duyguları açığa çıkaran ve duygulara hitap eden sanat türlerinden biridir. Günümüzde müzik, yemek yeme, su içme, nefes alıp verme gibi doğal ihtiyaçlardan biri kabul edilmektedir.

Ses ve müzik doğum ile beraber hatta bazı araştırmalara göre anne karnında iken çocuğun yaşamına girmekte ve etkilenmektedir. Annenin söylediği şarkılar, ninniler ile başlar ve çevreden duyulan sesler ile beslenir. Yeni doğan bebekler bile anne sesiyle rahatlamakta ninni ile uykuya dalmaktadır.

Her çocuk müzik konusunda yetenekli olmayabilir. Fakat bütün çocuklar müziği severler. Her çocuğun az ya da çok müzik konusunda yeteneği vardır. Bu yetenekleri keşfedilip geliştirilmez ise müzik duygusu yok olur ve ilerleme sağlanamaz. Müziğin çocuklara birçok yararı vardır bunlardan bazıları:

  1. Müzik, çocuğun dinlediğini duymak duyduğunu anlamak gibi okuma yazmaya hazırlıkta önemli beceriler kazandırır,
  2. Kelime dağarcığı gelişir ve akıcı konuşma becerisi artar,
  3. Duygusal yönden rahatlar, güvensizlik, çekingenlik, saldırganlık, korku gibi olumsuz duygu ve davranışlar, müziğin etkisiyle olumlu duygu ve davranışlara dönüştürülebilir,
  4. Grup ile hareket etmeyi ve uyum sağlamayı öğrenir,
  5. Çocuklar kendi kültür ve geleneklerini müzik ve dans ile tanırlar,
  6. Çocuklarda ritim duygusunu geliştirir,
  7. Şarkı söylerken doğru nefes alış veriş vermeyi öğrenir.

Ritim Çalışmaları:

Bir temponun düzenli olarak tekrarına ritim denir. Ritim ile günlük hayatta birçok yerde karşılaşmaktayız. Yürürken ayak sesi, kalbimizin atışı, saatin tik takları, nefes alış verişi, dereden akan su da bile bir ritim vardır. Ritim çalışmalarında amaç; çocuklara ritim duygusunu geliştirme, bedensel yeteneklerini geliştirme, mutlu olmalarını sağlama, olumlu bir kişilik geliştirerek kendi kendine kontrol etmelerine yardımcı olmaktır.

Ritim eğitimiyle çocukta gelişen ritim duygusu güven duygusunun gelişimine katkıda bulunacağı gibi denge, dikkat, küçük kas ve büyük kas gelişimin de katkı sağlar. Böylece ritim çocuğun el, kol, ayak, baş, göz ve beden gibi vücut organları arasında koordinasyon sağlanmasına hareketlerinde aktiflik kazanmasına yardımcı olmaktadır.


Şarkı Söyleme Çalışmaları:

Çocuklar konuşmak kadar doğal olan şarkı söylemeyi taklit yoluyla öğrenirler. Müzik ve dilin kökeni aynıdır. Çıkarılan ilk sesler şarkı ve müzikal anlamanın, konuşma ve dilin öncüleridir. Çocuklara bebeklikten itibaren ninniler, şarkılar söylenir ve çocukların şarkı ve ninni dinlediklerinde rahatladıkları gözlenmektedir.

Çocuklar bildikleri şarkıları söylemekten, yeni şarkılar öğrenmekten ve kendi kendilerine şarkılar üretmekten büyük keyif alırlar. Okul öncesi dönemde çocuklara şarkı öğretirken birçok konulardan yararlanılır. Örneğin; taşıtlar, hayvanlar, mevsimler, sayılar, renkler, doğa olayları, giysiler vb. Şarkılar çocuğun hayatında önemli yere sahiptir. Çünkü çocuklar şarkılar yoluyla pek çok kavramı ve etrafında gerçekleşen olayları öğrenir. Bu nedende çocuklara şarkı seçimi yaparken çok titiz davranılmalıdır.

Okul öncesi dönemde müzik etkinlikleri oyunlar yoluyla verilmelidir. Çocukların bu etkinliklere severek ve isteyerek katılmaları sağlanmalıdır. Müzik etkinliklerinde çocuklara fırsatlar verilmeli ve yapılan etkinlikte çocukların fazla enerjilerini atmaları sağlanmalıdır.

Çocuklar müzik etkinleri yoluyla farklı deneyimler kazanır. Yeteneği olan çocuklar bu etkinler esnasında gözlemlenerek belirlenebilir, bu yeteneklerini geliştirme fırsatı sağlanabilir. Ayrıca bu çocukların okul dışında müzik eğitimi almaları için aileler ile görüşülerek çocuklar yönlendirilebilir.

MÜZİKLİ ÇOCUK YOGASI

Çocuk yogası dersleri en temelde çocukların eğlenmelerini amaçlar. Çünkü ancak eğlenirken öğrenmeleri mümkün olur. Bol bol hikaye ve hikayelerin içinde de öğretici mutlu sonar vardır. Denge, güç ve esneklik içeren tüm yoğa duruşlarını eğelenerek öğrenirler.

  1. Denge gelişimini sağlar
  2. Bedensel ve zihinsel gerilimi azaltır
  3. Bağışıklık sistemini güçlendirir
  4. Kan dolaşımını hızlandırır
  5. Kaslar gelişip güçlenirken aynı zamanda esner
  6. Olumlu düşünceyi destekler ve dikkat artışını sağlar
  7. Çocukların kedilerini rekabetsiz bir ortamda ifade edebilmeleri kendine güvenin önünü açar ve yaratıcılığı destekler. Çocukları oldukları gibi kabul ederiz.


ÇOCUK VE MÜZİK

Müzik kendini ifade etme becerilerini , yaratıcılığını, zevkini ve estetik duygusunu geliştirir.
Ses ve dil gelişimi ile bilimsel gelişim ve soyut düşünmeye katkıda bulunur
Çocukta müzik yeteneği doğuştan başlar
Doğumdan itibaren ses uyarıcısına tepki verir
Anne ve babasının ayak seslerini tanır
Ağlamalarla ve ses tonunun yükseltip alçaltarak mutluluğunu ve mutsuzluğunu ifade eder
Bu doğal yetenek evrenseldir ve her toplumun üyesi olan çocukta doğuştan olan bir yetenektir
3, 4, 5 yaş çocukların tepki vermekten çok hangi müziği oturarak dinleme eğiliminde oldukları görülmektedir. Bu özellik, okul öncesi çocuğuna dinleme ve sessiz kalma alışkanlığını da kazandırır.
Çocukların müziğe ve seslere tepkileri artan bir şekilde içselleştirmeleri buna yaratıcı oyun ve arkadaşlarıyla sosyal ilişki kurma (dans) şeklinde geniş bir anlamda kullanmalarıyla okul öncesi dönemde müzik etkinliği zenginlik kazanır.

Renkli Bireyler Çocuk Evinde Çocuk Yogasına Bakış Nedir?

Yoga hareketlerinin müzik, resim, oyunlar ve hikâyeler ile süslendiği çocuk yogası, çocuklara ‘eğlenerek öğrenme’  imkânı sunuyor. Rekabetin olmadığı yoga oyunlarında çocuklar hem eğleniyor hem de takım çalışmasını öğreniyor.

Çocukların kişisel, zihinsel ve fiziksel gelişimlerine oldukça önemli katkıları olan çocuk yogası ile çocuklarınızın da yoganın faydalarından yararlanmasını sağlayabilir; onlara daha sakin, daha huzurlu ve daha mutlu bir yaşam sürmeyi öğretebiliriz.

Çocuk Yogasının En Önemli Faydaları nelerdir?

Yoga 1
Yoga 2

Çocuk yogası; standart yoga tekniklerinin çocuklara uyarlanmış halidir. Bu egzersizler esnasında çocuk, kendine güvenmeyi, sorumluluk bilinci ve disiplin kazanmayı öğrenir.

Çocukların fiziksel olarak esneklik ve koordinasyon becerileri kazanmasını sağlayan yoga; çocuğa denge kazandırır, okul çağındaki çocukların öğrenmesini kolaylaştırmanın yanı sıra çevrelerine olan farkındalıklarının da artmasına olanak tanır.

Yoga sayesinde çocuklar, konsantrasyon, odaklanma yani dikkat gibi önemli bir alışkanlığı da kazanmış olur.

Hayal gücü ve yaratıcılığı geliştiren çocuk yogası, çocuğa aynı zamanda başarılı olma yöntemlerini de öğretir. Kendine güveni artan çocuk, yoga ile kendini keşfetmeyi öğrenirken bunu bir yarışma bilinciyle değil de farkındalık çerçevesinde gerçekleştirir.


Yoga 3
Yoga 4

Yoga yapan çocuklar; takım çalışmasına da daha yatkın olur. Yoga; çocuğa sorunları ile başa çıkabilmeyi öğretmesi açısından da oldukça önemli ve verimli bir aktivitedir.

Yoga, sevgi, huzur ve maneviyat dolu bir yetişkin olma yolunda çocuğu bilinçlendirir, bir şey elde etmek isteyen çocuğa yapıcı ve sonuca yönelik yolları keşfetme arzu ve tutkusu kazandırır.

İçerik bulunmamaktadır.