Shutterstock 221561083

Mükemmel Annelik Ütopya Mı?

Annelik büyük bir heyecan , büyük umutlar, büyük beklentiler , büyük hedefler.. Anne olmayı umut eden her insan doğal olarak hep iyiliği, güzelliği , mutluluğu ve sağlığı ümit ederek çıkıyor bu yola. Bunların birçoğunu çocuğu için isterken esasında bir çoğunu da kendisi için diliyor. Arkadaşlarının yaptığı hataları yapmayacağını düşünerek çıkıyor yola. Ya da belki kendi annesi gibi ‘kaygılı’ bir anne olmayacağını düşünüyor. Hamilelik boyunca kitaplarda okunan her şey çok cazip ve çok uygulanabilir geliyor. Ben asla telefon tablet vermeyeceğim çocuğuma diyor. Günde 4-5 saatimi sadece onunla oyun oynamaya ayıracağım diyor..

Gel zaman git zaman aksaklıklar yaşanıyor. Hedeflerin bazıları tutturuluyor bazıları tutturulamıyor. 

Sonra bir terapi koltuğunda kendini suçlayan, vicdan azabından ilerisi için adım bile atamayan annelerimi görüyorum karşımda.

Çünkü çevre, sosyal medya, ana akım medya, akrabalar , o , şu, bu mükemmel annelik kavramını pompalayıp duruyor. Peki bir kadın anne olmaya çalışırken bunların kaçından arınıp ‘sadece mükemmel anne’ olabiliyor?

*evlilik ve eş desteği

*sosyal destek

*geçmişteki ve hala süregelen kendi anne-çocuk ilişkisi

*iş hayatı ve sorunları

*kendi travmaları ve korkuları

*zaman kısıtlılığı ve kendine yatırımın azalması...

Bu listeye eklenecek eminim daha bir çok şey var..Bu yüzden başlıkta sorduğum soruya benim cevabım kocaman bir EVET! ‘Mükemmel anne’ bana göre ütopik bir kavram ama elinden gelenin en iyisini ortaya koyma, dengede kalabilme, zaman zaman şaşabilecek olan düzenlere uyum sağlayabilme ve kendini suçlamadan yanlışlarını kendini hırpalamadan kabul edip, gelişime açık olma her zaman daha gerçekçi ve daha rahatlatıcı bir annelik biçimi

Uzman Klinik Psikolog Ece Kerim