Blog kapak

Okul Sokaktan Güvenlidir

Bugün Sayın Milli Eğitim Bakanımızın paylaşımının altına yazdığım mesajı sizlerle de paylaşmak istedim. Bu konuda yirmi dört yıllık eğitimci olarak içim o kadar dolu ki! Evet mart ayından itibaren ne yazık ki bütün Dünya ülkeleri gibi bizim ülkemizde korona virüsle mücadele etmeye başladı, birçok tedbir alındı, kısıtlamalar getirildi, evlerimize kapandık vs vs. Sonrası evet sonrası 1 Haziran tarihi itibariyle “kademeli normalleşmeye” geçiliyor denildi fakat kademe kelimesi tamamen yok sayılarak direk NORMALLEŞMEYE geçildi. Oteller, restaurantlar, kuaför salonları, kafeler, AVM’ler, uçuşlar, düğün salonları gibi insanların toplu halde olacağı ve tabi ki çocuklarını da götürebilecekleri mekanlar kapılarını sonuna kadar açtı tekrar ifade etmek istiyorum ÇOCUKLARIMIZLA birlikte. Sıra okulların açılmasına gelince durdurulduk. Asıl önemli olan eğitim öğretimken, restauranta gitmeden evimizde yemek yaparak karnımızı doyurabilecekken, otele gitmeden de tatil yapabilecekken, uçağa binmeden de bir yere gidebilecekken, saçımızı kestirip boyatmadan da hayatımızı bir müddet daha devam ettirebilecekken, davul çaldırıp onca insanı bir araya getirip omuz omuza halay çektirmeden de evlenilecekken biz bütün bunları serbestçe çocuklarımızla birlikte yaptık ancak tarihler okulların açılışına gelince HAYIR dedik! Peki bu çocuklar o mekanlarda başka çocuklarla bir araya gelmiyor mu, parkta buluşmuyor mu, toplu taşıma araçlarına binmiyor mu, kalabalık otellerde tatil yapmıyor mu ya da oralardan bu virüsü alma riskleri yokta hijyen denetimi en kolay yapılabilecek sadece okullardan mı alacak? Bunu da düşünmeyi bırakalım peki internet, teknolojik alet imkanı olmayan olsa da kullanmayı bilmeyen kullanmayı bilse de belki de evde on kardeş oldukları için bilgisayara ulaşıp online derslere giremeyen çocuklarımız ne kazanacak? Üç çocuk annesi ve yıllarca çocuklarla iç içe olan bir eğitimci olarak söyleyeyim: Yetersizlik hissi, kompleks, öfke, isyan, özgüven eksikliği, başarısızlık, eğitimde sınıf ayrımı, mutsuzluk, içine kapanma gibi daha sıralayabileceğimiz belki de ömür boyu silemeyecekleri bir çok olumsuz duygu içine bürünecekler. Peki o yitip giden umutları geri nasıl kazanacağız?

Kurucu Nida Banu DAL